Önce merakınızı giderelim..
olumhaberi fikri nereden çıktı? Bize en çok yönlendiren sorulardan biri. olumhaberi.com’un kuruluşu şimdi ne yapalım düşüncesiyle çıkan bir proje değildir. Tamamen bireysel yaşanmışlıklara dayanır. Yaşamın içinde yakınlarımız kaybettiğimiz anlarda şunu (sonradan) fark ettik. Ölümün sıcak anında (derin üzüntü içindeyken) kimlere haber vereceğimizi bilemiyorduk. Ya da merhumu başkaca tanıyan olup olmadığını bilmiyorduk. Merhumu tanıyan ama bizim tanımadığımız bir çok insanın olduğunu sonradan fark ettik.
İnsanların onu tanıyanların ölümünden sonra asıl sorunun unutulduğunu gözlemedik. Ve gerçekte ölümün o zaman (unutulduklarında geldiğini düşündük. Sevdiğimiz insanları / hayatı diğer insanlara örnek olacak hikayeleri paylaşmak ve insanların unutulmaması gerektiğini düşünüyor. (bir gün bile olsa hatırlanarak) İşte olumhaber.com sloganı da bu;
ASIL ÖLÜM UNUTULMAKTIR.
Ölümle ilgili deneyimlerimiz değişti.
Çoğu zaman ölümün hep yaşlılıkla ilişkili olduğunu düşünürüz.. Fakat günümüzde doğum sırasında bebek ve anne ölümleri, trafik veya iş kazası, ya da hastalıktan kaynaklı da olmaya başladı. Eskiden ölümle yüzleşilen anlar ve son uğurlamalar ‘O’ insanın evinde gerçekleşirdi. Aile üyeleri ölen kişinin evinde toplanır, taziyelerini ve son görevlerini yerine getirmek için bulunurlardı. Yani dünyadan ayrılışına tanıklık ederlerdi. Tanırdık… İyi bilirdik… Yeni yüzyılında ve özellikle refah seviyelerinin yükselmesinden sonra ölümlerin çoğu hastane veya yatılı bakım evlerinde olmaya başladı.
Kısaca; Ölüm anı daha ‘bireysel’ oldu ve ölüm anıyla ilgili fiziksel paylaşımlar da böylece azalmaya başladı… Bu yüzyılda hızlı yaşamlarda uzaklarda kaldığımız bu zamanlarda eskiden olduğu gibi duyarlı ve samimi uğurlamalar için size bir site kurduk. O’nları dünyadan ayrılışlarında buradan…
SAYGIYLA UĞURLAYIN
Neden konuşmuyoruz?
Hepimizi ölümle ilgili her hangi bir zamanda ve herhangi bir şekilde bir ilişkimiz olmuştur. Bir yakınımız, sevdiğimiz biri, belki de aile büyüklerimizden biri…
Kim bilir belki de şu an böyle duygular içindesiniz… Ya da son derece sağlıklı ve yoğun bir hayat yaşıyorsunuz…Bir gün bizimde yaşayacağımız bu olgunun farkındayız, fakat düşünmüyor ve o anı konuşmaktan uzak duruyoruz.
ÖLÜM HAYATIN BİR GERÇEĞİ…
Bu olgunun, ne cinsiyet ne ırk, ne servet nede yaşla bir ilgisi var…Her şeyden bağımsız Mutlak Gerçek… Bu anı ‘belki’ planlayamayız ama.. kendi ve sevdiklerimizin hayatın bu son olayı hakkında bir şeyler düşünmeliyiz. İnsanlarla iletişim kurmalı, onların kaybettikleri hakkında konuşmalıyız. Yoksa?
KONUŞMAKTAN DA KORKUYOR MUSUNUZ?
Kişisel ve kamu deneyimleri kazanmak
Dijital otramlar ve özellikle sosyal medya hiç şüphesiz bizim ölümlerimiz hakkında konuşma yeni süreci tanıkları da değişiyor. Ölümcül bir hastalıkta tedavi, organ bağışı veya ölümün ardından kendi yakın çevresinde ve sosyal takipçilerine fikirler sunuyor.
Ölüme yönelik tutumlarda web ve basın haberlerinde, farklı ve birçoğu zaman uygun olmayan haberler içinde (magazin/spor vs.) kayboluyor. Ölüme saygıyı ve önemini azaltıyor. Artık hayatımızda daha ciddi ve sosyal medyayı daha iyi amaçlarla kullanmalıyız. Ölümhaberi.com bu anlama geliyor.
Ölümler birçok kişi için çok özel bir olay olmasına rağmen, başka insanlar için de paylaşmak istediğiniz bir deneyim olmalı ve bunu yaparken web ve sosyal medya teknolojileri kullanarak konuşabiliriz. Ölümün kabul edilmesindeki tutum ve inançları değiştirmek değil.. Amacımız:
KİŞİSEL VE KAMU DENEYİMLERİ KAZANMAK…
Araştırma
ANKET
olumhaberi.com yayın hayatına başlamaya karar vermeden önce bir araştırma yaptı..
DÜŞÜNME
Son bir ay içinde ölümü aklından geçiren / düşünenlerin oranı
TA'ZİYE
Cenaze sonrasında yakınlarıyla temasa gecenlerin oranı
KATILIM
Yakın çevre cenazelerine özel olarak giden ve katılanların oranı
HABERLEŞME
Ölümleri sosyal medyada görüp yanıtlayanların oranı